Tamron 18-200mm 3.5-6.3 Xr Dii İncelemesi

Tamron 18-200 benim favori lensimdir. Kullandığım en keskin lens mi, hayır. Diyaframı çok mu uygun, hayır. Kusurları yok mu, var. Ancak her şeye rağmen çok seviyorum, çünkü benim fotoğraf tarzımda en önem verdiğim konu olan “yaratıcılığı” tek lenste sunuyor: Geniş açı, tele ve 1:2 makro tek lenste, kompozisyonunuzu oluştururken geniş aralığı ile sınır tanımıyorsunuz. Ve üstelik tüm bunları başka lenslere oranlara çok uygun bir fiyatla yapıyor, sıfırı 600-TL gibi bir rakam. Hatta şöyle söyleyebiliriz, ucuz 30-35-50mm prime lensler ile artık üretilmeyen eski lensleri (mesela Minolta) istisna tutarsak, diğer tüm lensler (zoom, prime, macro vs.) arasında Sony Bayonet için en uygun fiyatlı lenslerden biridir, hatta belki de en ucuzudur Tamron 18-200.

Tamron 18-200mm 3.5-6.3 Xr Dii ilgili genel yorumlar:

* Tamron 18-200 bir açık hava ve GÜNEŞ lensidir. Açık havada çekim yapmıyorsanız lens size göre değildir. Diyafram yüksek olduğundan bol ışığın (= güneş) olmadığı durumlarda düşük ISO’da elde çekim imkansız hale gelir. Çok kapalı (fazla bulutlu) hava bile 200mm. elde çekimde ISO yu 200-400’e çıkarmanızı gerektirebilir.

* Lensin 1:2 Makro özelliği var ve ben macro’sunun oldukça başarılı olduğunu düşünüyorum. Macro çekmek için 200mm’yi kullanmak zorundasınız. Daha geniş açılarda macro çekemiyorsunuz. 200mm’yi kullanınca da diyafram otomatik 6.3 oluyor. Makro lenslerin çoğunun 2.8 gibi diyaframı olduğu düşünüldüğünde bu diyafram çok yüksek diye düşünebilirsiniz ve genel olarak da haklısınız. Ancak makro çekimlerinde alan derinliği (DOP) çok daralıyor, o nedenle zaten çoğu zaman diyaframı yükselmek zorunda kalıyorsunuz. O yüzden sanılanın aksine 6.3 diyafram MAKRO için çok yüksek değil, hatta çoğu zaman 9, 11 gibi sayılara çıkmanız gerekecek. Tabii bu sayılara çıkmak için de elde çekimde parlak bir güneş şart veya tripod kullanacaksınız. Bu normal(1:1) makro lensler için de aynen geçerli bir kural, Tamron 18-200’le ilgisi yok.

Tamron 18-200mm 3.5-6.3 Xr Dii Makro çekim örnekleri:

(Sony A35, Tamron 18-200, ISO 200, F 13, 1/320 s., 200mm, Elde çekim, 100% crop, üzerinde oynama yok)

 

(Sony A35, Tamron 18-200, ISO 200, F 6.3, 1/320 s., 200mm, Elde çekim, crop, üzerinde oynama yok)

 

Tamron 18-200 ISO 100 F 14 1/125 200mm Elde çekim, üzerinde oynama yok.

 

Tamron 18-200 ISO 640 F9 1/320s. 200m Elde çekim, üzerinde oynama yok:

 

Tamron 18-200mm Vs Tamron 90mm Macro Karşılaştırması

Bir başka Tamron lens, 90mm makro ile karşılaştırma yapmakta fayda var.

Tamron 90mm 2.8 Macro Lens: F9, ISO 125, 1/160s. 90mm.

Tamron 18-200 3.5-6.3 zoom lens: F9, ISO 200, 1/320s, 200mm

* Resimler tripodsuz elde çekimdir, makineden çıktıları gibidir, üzerlerinde oynama yoktur, Sony A35’le aynı anda ve aynı makine ayarlarında (WB vs.) çekilmişlerdir.

* Tripodla çekmek daha ideal olurdu tabii ama yanımda tripod yoktu. Ancak resimlerde titreme olmadığını görebilirsiniz, o nedenle elde çekim testi etkilemedi diye düşünüyorum.

* Fotoğraflarda açı/kompozisyon çok hafifçe farklı çünkü bu iki lens aynı kategoride değil, tam eşit şartlarla fotoğraf çekemiyorsunuz. Tamron 90mm sabit lens olduğu için onunla macro çekerken 90mm’den çekmek zorundasınız. Oysa Tamron 18-200 gerçek macro lens değil, zoom lens. 1/2 macro özelliği var ancak sadece 200mm’ye ayarlarsanız macro çekiyor. O nedenle aynı fotoğrafı Tamron 18-200’le çekmek için 200 mm’de çekmek zorundasınız. (Çünkü Tamron 18-200 90mm’de, Tamron 90mm ile aynı mesafeden netlemiyor). Bu da tabii açıyı, ayarları vs. hafifçe oynatıyor. Ben fotoğraflar birbirine benzesin diye, mm’ler farklı olsa bile, objeyi aynı noktaya koyup kadrajda aynı boyutta çekmeye çalıştım. Oluru budur.

* mm’ler mecburen farklı olduğu için perde hızları da farklı olmak zorunda oldu. Perde hızlarını ben belirlemedim, Sony’nin bu lensler ve bu mm. için otomatik belirlediği hızlardır.

İSO’ya Dikkat

* Perde hızları farklı olunca ISO’da çok hafif değişti. Biri 125’ken diğeri 200. Ancak noise olarak bence pek fark yok, o nedenle ISO farkı testi etkilemiyor düşüncesindeyim.

* Diyaframı iki fotoğrafta da F9’dur. Ancak dikkat ederseniz alan derinliği (DOF) Tamron 18-200 resminde çok hafif daha fazladır. Diyafram aynı olmasına rağmen DOF’un değişme nedeni Tamron 90mm, 90mm’den çekim yaparken, Tamron 18-200’ün aynı kadraj için 200mm’den çekim yapmasıdır. Bu boyutta bir objede 90mm-200mm farkı bu fotoğraflar gördüğünüz birkaç milimetrelik alan derinliği farkına yol açıyor.

* Fotoğrafları değerlendirirken lenslerin sınıflarını ve özelliklerini de lütfen dikkate alınız. Tamron 90m. 2.8 macro, 1/1 macro çeken, gerçek macro lensidir. Tamron 18-200 3.5 – 6.3, macro lens değil, zoom lenstir ama ilave özellik olarak 1/2 macro’yu da destekler. 18-200 zoom lenstir, 90mm prime lenstir. Tamron 90mm. Tamron’un en iyi ve ünlü lenslerinden biri olarak bilinir, dergi inceleme notları vs. çok yüksektir. Tamron 18-200 Tamron’un günah keçisidir, seveni azdır, dergiler vs. hep düşük not verir.  90mm’nin fiyatı da 18-200’ün fiyatının 2 katıdır. Fotoğraflara bir de bu bilgiler ışığında tekrar bakınız.

Tamron 18-200mm 3.5-6.3 Xr Dii ile İncelemelere Devam

* Eğer neyin fotoğrafını çekeceğinizi önceden bilerek çıkıyorsanız, Tamron 18-200’den daha doğru seçimler olacağı şüphesiz. Örneğin ben manzara çekeceğim diyorsanız, sırf geniş açı bir lens kullanabilirsiniz. Doğal hayatı çekecekseniz 300mm bir tele lensle çıkabilirsiniz. Loş ışıkta çekim yapacaksınız diyaframı daha düşük bir lensi, portre çekecekseniz bir prime lensi yanınıza alabilirsiniz. Tamron 18-200’ün tüm bu çekimleri o işe özel bu lenslerden daha iyi yapması mümkün değil. Ama bu lensler çoğu kez sadece uygun oldukları çekimleri yaparken, Tamron 18-200 pek çok çekim için uygun olabiliyor, dolayısıyla ne çekeceğinizin belli olmadığı ve yanınızda sürekli bir sürü lensle gezmek istemediğiniz durumlar için ideal.

* Dergi incelemelerinde Tamron 18-200 genelde olumsuz not ve yorumlar alır. Bu notlara ve yorumlara kendi adıma katılmıyorum. “Madem iyi lens neden düşük not alıyor” derseniz bence onun sebebi inceleyenler yüzünden. O incelemeleri yazanların çoğu profesyonel fotoğrafçı, yıllarını bu işe vermiş, her gün ellerinden yüzlerce lens geçiyor ve en pahalı lensle fotoğraf çekmeye alışmışlar. Kalkıp 2000 dolarlık Carl Zeiss kullandıktan sonra onu çıkartıp Tamron 18-200 takarsanız lensi beğenmeniz mümkün değil tabii. Tamron 18-200’ü doğru değerlendirmek için kendi sınıfında ve kendi fiyat skalasında yorumlamak gerek. Kısacası Profesyonel dergilerin ve profesyonel fotoğrafçıların Tamron 18-200’ü yorumlayabilecek konumda olmadığını düşünüyorum ve bu benim kişisel görüşüm. Öte yandan siz de benim fotoğraftan anlamadığımı o yüzden Tamron 18-200’ü sevdiğimi düşünürseniz, o da sizin görüşünüz olur, saygı duyarım.

* AF geniş aralığı düşünüldüğünde bence tatmin edici bir hızda. Elbette çok hızlı bir AF beklemeyin ancak çok yavaş da değil. Hatta Tamron 90mm 2.8 prime lensin AF’i ile kıyaslarsam 2 kat civarında hızlı diyebilirim.

* Kuvvetli yönü tele’si. Özellikle 200mm performası oldukça iyi diye düşünüyorum. Eski üretim lenslerin aksine 200mm’de en düşük diyafram da bile (6.3) yumuşak değil, oldukça tatmin edici. Ama tele’de lens kendini F9-F14 aralığında buluyor.

Distorsiyon

* Zayıf yönü ise geniş açısı. Özellikle en geniş açıda (18mm) belirgin bir distortion’ı var. Ufuk çizgisi gibi düz hatlı birşeyi çekiyorsanız göze batacak kadar olabiliyor.

* Geniş açıda sadece distortion açısından değil, yumuşaklık açısından da biraz zayıf. 18mm’de 3.5 diyafram yeterli performans vermiyor, F5.6 – F7.1 aralığına çıkmanız gerekebiliyor. Tabii geniş açı tele’ye göre görece olarak keskinliğin ve detayların daha az önemli olduğu bir focal length olduğu için illede bir yönü zayıf olacaksa, bence geniş açının zayıf olması iyi olmuş.

Portre

* Lens genelde portre lensi olarak bilinmemesine rağmen ben portre çekimlerini de çok başarılı buluyorum. Tabii portrede bazen arka planı atmanız gerekiyor, 6.3 diyaframla onu çok iyi yapamazsınız ve bu konuda prime lenslerle rekabet etmesi mümkün değil. Ancak portrenin fotoğraf kalitesi, keskinliği ve detayları anlamında kendi fiyat çizgine yakın prime lensler kadar iyi performans verdiğini düşünüyorum. Kısacası eğer Tamron 18-200’ününüz varsa (diyafram dezavantajı hariç!), bence 500-600-TL’ye kadar bir prime lens almanıza çok gerek yok, Tamron portrede onun alternatifi olabilir diye düşünüyorum. Portre örnekleri
Tamron 18-200 ISO 250 F6.3, 1/320s 200mm. 100% crop

Tamron 18-200 ISO 400 F6.3 1/320S 200mm 100% crop:

(Aslında elimde bunlardan çok daha başarılı ve net portre çalışmaları var ancak internette portre paylaşmaktan hoşlanmadığım için ancak bunları ekleyebildim. Lensin portre performansı benim yukarıdaki örneklerden daha başarılı)

* Diğer sahip olduğum lenslere göre Tamron 18-200’ü ne zamanlar kullanıyorum, ondan bahsedeyim: Eğer 18-35mm aralığında bir fotoğraf çekeceksem ve eğer Tamron 17-50’de yanımdaysa, genelde üşenmem Tamron 18-200’ü çıkartırım. Tamron 17-50 bu aralıkta bence Tamron 18-200’e göre belirgin kaliteli. Eğer tam 90mm’de TELE çekim yapacaksam, yine Tamron 18-200 çıkıp, Tamron 90mm 2.8 takılır, bu focal length için de iki lens arasında bence çok ciddi bir kalite farkı var. Öte yandan kendimin de şaşırdığı üzere macro çekiminde Tamron 18-200, Tamron 90mm ile aşık atabiliyor. Evet ince ince bakarsanız Tamron 90mm gene daha kaliteli ancak fiyat farkı ve lenslerin özelliği düşünüldüğünde insan bu farkın daha fazla olmasını bekliyor, oysa Tamron 18-200 pekçok kez macro çekerken “boşver şimdi lens takıp çıkarmayayım, 18-200 de iyi çeker” dedirtiyor. Aynı şekilde porte çekimlerinde de kalite ve keskinlik anlamında Sony 35mm 1.8 veya Minolta 50mm 1.4 lensle gayet iyi rekabet ediyor. Ben kendi adıma portre çekimlerini diğer iki lens prime olmasına rağmen Tamron 18-200’le yapıyorum. (Işık veya DOF nedeniyle düşük diyaframa ihtiyaç duyulan zamanlar hariç!)

Tamron 18-200mm 3.5-6.3 Xr Dii Keskinlik İncelemesi

* Gelelim, dananın kuyruğunun koptuğu yere yani keskinliğe!  Bence keskinlik konusunda 2 saptama yapmak gerek:
1- Fotoğrafa meraklı pek çok arkadaş da çok ciddi bir keskinlik saplantısı var. Bu lensi onlara önermiyorum. Evet Tamron 18-200 BENCE yeterince keskin bir lenstir; ancak çektiğiniz fotoğraflara %400 yaklaşıp piksel piksel keskinliğe bakıyorsanız, sizi tatmin edecek kadar da keskin değildir. Böyle arkadaşlarımız pahalı prime lenslerden şaşmamalı, Tamron 18-200 onların lensi değil.

2- Keskinlik takıntısı bu boyutlarda olmayıp “geniş aralıklı zoom lensler keskin olmaz” ön yargısına sahip arkadaşların ise bir göz atması gereken bir lenstir. Geniş aralıklı zoom lensler bir zamanlar yeterince keskin değilmiş doğru. Eski fotoğrafçıysanız bu tecrübeniz o lensler için doğrudur. Ancak lens teknolojisi 1970’lerde olduğu yerde durmuyor. Son 4-5 yılda üretilen geniş aralıklı zoom lensler prime lensler kadar olmasa dahi, yeterince ve pek çok kişiyi (mesela ben) tatmin edecek kadar keskin olabiliyor. O nedenle yeni bir zoom lensi bizzat denemeden, bu konudaki ön yargılardan uzak durulması gerektiğini düşünüyorum.

Ancak yine tekrar etmekte fayda var: Keskinliğin yeterliğini kişiden kişiye değişen bir kavram olduğundan Tamron 18-200 (veya benzer modern zoom lensler) keskinlik konusunda herkesi tatmin eder demek imkansız, herkesin bu konudaki görüşü değişik olabilir. Benim tek söylediğim, bu konuda yaygın inanış ve söylentilere aldırmayıp, bizzat denemeniz ve kendi gözünüzle gördükten sonra bu konudaki kendi kararınızı kendiniz vermeniz gerektiği.

Aşağıdaki fotoğraf lensin keskinliğine örnek. Bu fotoğraf elde çekimdir, makineden aynen çıktığı gibidir ve çekim sonrası üzerinde kesinlikle hiçbir oynama, düzenleme, keskinleştirme vs. yapılmamıştır.
Sony A35 Tamron 18-200 Lens ISO 100 F14 1/160 s. 200 mm.

%100 Crop:

 

Eğer bu resme bakıp arı daha keskin olabilirdi diyorsanız, benim diyecek sözüm yok, saygı duyarım. Ama bana sorarsanız bu keskinlik bir lens için fazlasıyla yeterlidir, bundan daha keskin lense ben ihtiyaç duymuyorum.

Tamron 18-200mm 3.5-6.3 Xr Dii Fiziki Değerlendirmesi

* Lens aralığına göre çok küçük ve hafif bir lens. Tabii 30-35-50 mm. prime’larla kıyaslamayın! Ama pekçok zoom lensten (mesela tamron 17-50) ve hatta çoğu prime lensten (mesela tamron 90mm 2.8 macro) neredeyse yarı yarıya hafif ve daha küçük ebatlı. Benim gibi ağırlık taşımayı sevmeyenler için ideal. Özellikle küçük makine kullanyorsanız (Sony A35/A37) diğer pek çok lensin aksine “makineyi cüce bırakan lens sorunu” yaşamıyorsunuz.

* Elde çekim için 200mm, F6.3’de (en düşük diyafram) Sony A35’in genellikle önerdiği perde hızı 1/320. (Steady Shot açık). Bu öneriye ben de katılıyorum. Eğer kendinize çok güveniyorsanız 1/200, 1/160’a kadar inebilirsiniz ancak titreme riski artıyor. 200mm ISO100 1/320 perde hızıyla ise en parlak güneş altında dahi elde çekimde çıkabileceğiniz maksimum diyafram F.14 civarı oluyor. Işık ne kadar parlak olursa olsun, bunun üzeri genelde tripod veya ISO yükseltme gerektiriyor. Tüm tele lensler de olduğu gibi mm arttıkça titreme ihtimalinin arttığı kesin, bu nedenle 200mm çekimlerinde oldukça dikkatli çekim yapmanız gerek. Bu aralıkta çok keskin olmayan fotoğraflar alıyorsanız, sorun lensin keskinliği değil, titreme olabilir tercihen 1/320’nin altına düşmeyin, hatta onu kurtaramıyorsanız daha da çıkın.

Lensin bence zayıf yönleri:

1- İlk sırada hiç şüphesiz diyafram var. 200mm’de 6.3 oldukça yüksek. Yukarıda belirttiğim gibi macro çekimde bu önemli değil ama tele çekimde diyaframı düşürememek objeyi arka plandan ayırmak güçleştiği için yaratıcılığınızı sınırlıyor.

2- Gene diyafram nedeniyle loş ışık/kapalı mekan için uygun bir lens değil. Elde çekim yapıyorsanız ve flaş kullanmıyorsanız güneş gidince çantaya girecek bir lens. Flaşsız elde çekimde iç mekanlarda kullanmayı aklınıza bile getirmeyin (yüksek iso sevmiyorsanız).

3- Geniş açısı yukarıda belirttiğim gibi biraz zayıf ve distortion var.

4- Renk doygunluğu anlamında kötü bir lens değil belki ama bence “ruhsuz” bir lens. O ne demek derseniz şöyle söyleyeyim: Renkleri olduğu gibi çekiyor! Bu kimisi için iyibir şey olabilir ama ben kendine özgü bir renk skalası (=ruhu) olan lensleri seviyorum. (Mesela minolta 50mm 1.4 veya tamron 90 mm 2.8 macro). Tamron 18-200’ün böyle kendine özgü bir renk skalası yok, o nedenle bence ruhsuz!

5- Benim kriterlerime göre hemen her tip çekimde (18mm hariç) 10 üzerinden 6-7 not alır. Bu genelde iyi birşey tabii ama hiçbir çekimde de benden 9-10’da alamaz, bu da bence zayıf yönü. (200 mm. Macro F11’de 8.5-9 verebilirim belki yalnız)

Sonuç olarak tavsiye eder misin derseniz duruma göre değişir:

Lensi şu kullanıcılara tavsiye ederim:

1- Kit lensli makine alıp, kit lense alternatif arayanlara.
2- Açık havada gündüz fotoğraf çekmeyi sevenlere
3- Bir sürü lens taşımak/değiştirmek istemeyenlere
4- “Ara Güler’e fotoğraf beğendirmeye çalışmıyorum, sergi açacak halim de yok, benim kendi beğendiğim fotoğraflar çekeyim yeter” diyenlere.
5- “Yok portre lensi, yok manzara lensi, yok tele, yok makro buna para mı dayanır yahu” diyenlere
6- “Tatile gideceğim lensler bavula sığmıyor, yok mu yahu şöyle her işimi görecek bir lens” diyenlere.
7- Lenste Fiyat/ performansa önem verenlere.

Lensi şu kullanıcılara tavsiye etmem:

1- Carl Zeiss, Sony G lens vs. çok pahalı ve çok kaliteli lens kullanmışlığı olanlara, gözü bu lenslerle çekilmiş fotoğraflara alışanlara
2- Fotoğraf çekim yelpazem geniş değil, genellikle hep …. türü fotoğraf çekiyorum diyenlere
3- Loş ışıkta/kapalı mekanda sıkça çekim yapıyorum diyenlere
4- “Ara Güler’e fotoğraf beğendirmeye de çalışabilirim, sergi de açabilirim, belli olmaz” diyenlere
5- “Tamam her şeyi anladım da, lens keskin mi, sen onu bir daha anlatsana” diyenlere.
6- “Ben bu işleri aşmışım, zaten Tamron 18-200 beğenen adamın incelemesini okumam bile hata” diyenlere.

İnceleme için forum.alfakulup.com üyelerinden C-NON  arkadaşımıza sonsuz teşekkür ediyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.